17 Ağustos 2012 Cuma

Hangi mahkeme hangi davalara bakar ?


Hangi davanın hangi mahkemede görüldüğünü merak ediyorsanız aşağıdaki yazıyı okumalısınız, Hangi suç hangi mahkemede görülür?

Mahkemeler, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından hazırlanmış olan kanunlara göre, millet adına, bağımsız olarak adaleti yerine getirirler.

Mahkemeler ikiye ayrılır.

1 - Hukuk Mahkemeleri,
2 - Ceza Mahkemeleri.


HUKUK MAHKEMELERİ:
Hukuk Mahkemeleri: Alacak, boşanma, miras, ev boşaltma, evlat edinme gibi dâvalara bakar.

Hukuk mahkemeleri şu bölümlere ayrılır
1 - Sulh Hukuk Mahkemeleri (Bin liraya kadar alacak, nafaka, ev boşaltma dâvalarına bakar).
2 - Asliyle Hukuk Mahkemeleri (Bin liradan fazla alacak, boşanma dâvalarına bakar).
3 - Ticaret Mahkemeleri (Ticaret işlerinden çıkan dâvalara bakar).
4 - İş Mahkemeleri (İşçi ve işverenlerle ilgili dâvalara bakar).
5 - İcra Mahkemeleri (İcra takip işleri ile ilgili dâvalara bakar).

Kural olarak miktar veye değeri 5.000 YTL yi geçmeyen(5.000 YTL dahil)davalar için sulh hukuk mahkemeleri görevlidir.5.000 YTL yi geçen davala ise asliye hukuk mahkemesinin görevine girer.Bu ana kuralın bazı istisnaları vardır.
Kira sözleşmesine dayanan davalar,paylaştırma ve şüyuun giderilmesi davaları,yalnız zilyetliğin korunması ile ilgili davalar,mirasçılık balgesi ile ilgili işler dava konusunun değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemelerinde görülür.
İflas hukukuna ilişkin davalar,vakıflar ile ilgili davalar,kamulaştırma davaları ise asliye hukuk mahkemesinde görülür.
12.01.2011 TARİHLİ 6100 SAYILI HUKUK MAHKEMELERİ KANUNU
KANUNU OKUMAK İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİN ÜSTÜNE TIKLAYINIZ.

Kanuna göre, Asliye Hukuk ve Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev alanı yeniden belirlenmiştir. Artık Asliye Hukuk ve Sulh Hukuk Mahkemesi ayrımında dava bedeline göre değil, dava konusuna göre ayrım yapılacaktır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile taraflar arasında uyuşmazlık olduğunda yetkili olacak mahkemenin belirlendiği Yetki Sözleşmesinin kapsamı; bankaların, tüketiciler ile yapacakları her türlü sözleşmeler açısından daraltılmıştır. Yeni kanuna göre bankalar, tüketici ile yaptıkları sözleşmelerde yetkisiz bir mahkemeyi yetkili hale getiremeyecek, yani yetki sözleşmesi yapamayacaktır. Yapılan sözleşmelerdeki yetki kuralı da geçersiz sayılacak. Yetki sözleşmesi, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri konularda yapılabilecek. Ayrılık, boşanma gibi kesin yetki hallerinde ise yetki sözleşmesi yapılamayacak.
Davada görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi durumunda; taraflardan birinin, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi için gerekli süre, 10 günden 15 güne çıkarılmıştır. Buna göre, taraflardan birinin, 15 gün içinde, kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekecek. Aksi halde, mahkeme davayı açılmamış sayacak.
Hakimin, davaya bakmaktan yasaklı olduğu hallerin kapsamı da genişletilmiştir. Hakim, kendisine ait olan davaya, eski eşinin, kendisi ve eşinin altsoy ve üstsoyunun, evlatlığının davasına, üçüncü derece de dahil olmak üzere kan veya evlilik bağı kalksa dahi, kayın hısımlığı bulunanların davasına bakamayacak. Hakim, nişanlısının davasına da giremeyecek.
Hakimin tarafsızlığını şüpheyi gerektiren önemli bir nedenin bulunması halinde, taraflardan biri hakimi reddedebileceği gibi, hakim de davadan çekilebilecek. Hakimin davada, iki taraftan birine öğüt vermesi ya da yol göstermesi, dava hakkında görüşünü açıklaması, davacı ve davalı ile aralarında düşmanlık olması durumunda, reddi hakim talebinde bulunulabilecek. Reddi hakim talebinin, kötü niyetle yapıldığının anlaşılması ve esas yönünden kabul edilmemesi halinde, talepte bulunanların her biri, 500 TL’den 5 bin TL’ye kadar disiplin para cezasına mahkum edilecek.
Hakimlerin yargılama faaliyetinden dolayı devlet aleyhine tazminat davası açılabilecek.
Kayırma, taraf tutma veya taraflardan birine olan kin veya düşmanlık, sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle, farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması, duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmesi, duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmesi, hakkın yerine getirilmesinden kaçınılması durumlarında tazminat davası yoluna gidilebilecek.Tazminat davasının açılması, hakime karşı bir ceza soruşturmasının yapılması ya da mahkumiyet şartına bağlanmayacak. Devlet ödediği tazminatı, sorumlu hakime ödeme tarihinden itibaren 1 yıl içinde rücu edecek. Hakimlerin kusurlu davranışları nedeniyle devlet aleyhine açılan tazminat davaları ile devlet tarafından hakime karşı açılacak rücu davaları Yargıtay’da görülecek. Hakim hakkında açılacak dava esastan reddedilirse davacı, 500 TL’den 5 bin TL’ye kadar disiplin para cezasına mahkum edilecek.
Bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya
birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hallerde, ”mecburi dava arkadaşlığı” söz konusu olacak. Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilecek veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilecek.
Dava ehliyeti olan herkes, davasını kendisini veya tayin edeceği vekil aracılığıyla açabilecek ve takip edebilecek.
Yasa göre, davaya vekâlet; kanunda özel yetki verilmesini gerektiren konular saklı kalmak kaydıyla, hüküm kesinleşinceye kadar, avukatın davanın takibi için gereken bütün işlemleri yapmasına, hükmün yerine getirilmesine, yargılama giderlerinin tahsiliyle buna ilişkin makbuz vermesine ve bu işlemlerin
tamamının kendisine karşı da yapılabilmesine ilişkin yetkiyi kapsayacak.

Yasayla, avukata açık yetki verilmesi gereken durumlar geniş tutuldu.
Buna göre, ancak açıkça yetki verilmesi halinde, avukat; hakimi reddedebilecek, davanın tamamını ıslah edebilecek, yemin teklif edebilecek, haczi kaldırabilecek, tahkim ve hakem sözleşmesi yapabilecek, konkordato, sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması teklifinde bulanabilecek. Avukat; ayrıca, davadan veya kanun yollarından feragat edebilecek, karşı tarafın davasını kabul edebilecek, yargılamanın iadesi yoluna gidebilecek, hakimlerin fiilleri sebebiyle devlet aleyhine tazminat davası açabilecek.
Avukat, duruşma sırasında uygun olmayan tutum ve davranışta bulunursa,
hakim tarafından uyarılacak; avukat uyarıya uymaz ve fiil disiplin suçu veya adli suç teşkil eder nitelikte görülürse olay, duruşma salonunda bulunan kişilerin kimlik bilgileri ve adresleri yazılarak tutanağa geçirilecek ve duruşma ertelenecek. Mahkeme, avukat hakkında gerekli yasal işlem yapılmak üzere, bağlı olduğu baroya bildirimde bulunacak.
Davalı tarafın muhtemel yargılama giderlerini karşılayacak uygun bir teminat göstereceği halleri de düzenleyen yasaya göre, Türkiye’de mutat meskeni olmayan Türk vatandaşları ile borçları nedeniyle ödeme güçlüğü içinde olan davacılar teminat gösterecek.
Davacının adli yardımdan yararlanması, yurt içinde istenen teminatı karşılamaya yeterli taşınmaz malının veya ayni teminatla güvence altına alınan bir alacağının bulunması, 18 yaşını doldurmayan kişilerin menfaatini korumaya yönelik dava açılması durumlarında ise teminat gösterilmeyecek.

Sürelerin ne zaman başlayacağı ve biteceği de belirtilen yasaya göre, süreler, kanunda belirtilecek veya hakim tarafından belirlenecek. Hakim, kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, süreleri artıramayacak veya eksiltemeyecek.Elde olmayan nedenlerle, kanunda belirtilen veya hakimin kesin olarak belirlediği süre içinde işlemi yapamayan kimse, ”eski hale getirme” talebinde bulunabilecek. Bu talep, işlemin, süresinde yapılamamasına neden olan engelin ortadan kalkmasından itibaren, 15 gün içinde yapılacak.
İlk derece ve istinaf yargılamalarında, en geç nihai karar verilinceye
kadar ”eski hale getirme” talebinde bulunmak mümkün olacak. ”Eski hale getirme” talebi, yargılamanın ertelenmesini gerektirmeyecek.

Adli tatil, her yıl 1 Ağustosta başlayacak, 5 Eylülde sona erecek.
Eda (tahsil) davası yoluyla mahkemeden, davalının, bir şeyi vermeye veya yapmaya ya da yapmamaya mahkum edilmesi istenebilecek.
Davanın açıldığı tarihte, alacağın miktarını ya da değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde; alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilecek.

İnşai (yenilik doğuran) dava yoluyla da mahkemeden, yeni bir hukuki durumun yaratılması, hukuki durumun içeriğinin değiştirilmesi ya da ortadan kaldırılması talep edilebilecek.
Dernekler ve diğer tüzel kişiler, üyelerinin veya temsil ettikleri
kesimin menfaatlerini korumak için kendi adlarına dava açabilecek.
Mahkemeler, dava dilekçelerini elektronik ortamda da kabul ve kayıt edebilecek. Dava, dilekçenin mahkemeye kaydedildiği tarihte açılmış sayılacak.
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla, avukat ve
vatandaşlar adliyeye gitmeden elektronik ortamda, güvenli elektronik imza kullanarak dava açabilecek, harç ve avans ödeyebilecek, dava dosyalarını inceleyebilecek.
”Tatil saati ve çalışma saati” kavramı yerine, ”gün sonu” kavramı
kabul edilen ve ”7 gün 24 saat” esasına göre çalışan UYAP sisteminin kullanılmasıyla, avukatlar ve vatandaşlar, sıraya girmeden saat 24.00′e kadar elektronik ortamda işlem yapabilecek.
Yasa, gerekli masrafların zamanında yatırılmamasından dolayı davaların gecikmesinin önüne geçmek amacıyla da düzenleme yapıyor. Buna göre, davacı, yargılama harçları ile her türlü tebligat ücreti, keşif gideri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi yargılama giderlerini karşılayacak tutarı, dava açarken ”avans” olarak mahkeme veznesine yatıracak. Avans miktarı, davanın türü ve özelliklerine göre, her yıl Adalet Bakanlığınca ilan edilecek gider avansı tarifesine göre belirlenecek.
Avansın yeterli olmadığının anlaşılması halinde, mahkeme, eksikliğin tamamlanması için davacıya 15 günlük kesin süre verecek.

Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olacak. Fakat, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edilecek.


CEZA MAHKEMELERİ
İşlenen suçlar, bir ceza vermeyi gerektiriyorsa, bu dâvalara Ceza Mahkemeleri bakar.
 5271 SAYILI KANUN CEZA MUHAKEMESININ NASIL YAPILACAĞI HUSUSUNDAKI KURALLAR ILE BU SÜRECE KATILAN KIŞILERIN HAK, YETKI VE YÜKÜMLÜLÜKLERINI DÜZENLER.
KANUNUN TAM METNİNİ GÖRMEK İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİN ÜSTÜNE TIKLAYINIZ.

Ceza Mahkemeleri, şu bölümlere ayrılır
1 - Sulh Ceza Mahkemeleri (Küçük suçlara bakar).
2 - Asliye Ceza Mahkemeleri (Sahte işlemler, hakaret gibi dâvalara bakar).
3 - Toplu Asliye Ceza Mahkemeleri: (Asliye ceza ile ağır ceza mahkemelerinin baktığı suçlar dışında kalan dâvalara bakar).
4 - Ağır Ceza Mahkemeleri (Cana, namusa, mala, devletin güvenliğine karşı suç işleyenlerin yargılandığı mahkemelerdir).

DAVA AÇMAK İÇİN BİLMENİZ GEREKENLERİ ÖĞRENMEK İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKLERİN ÜSTÜNE TIKLAYINIZ.
İŞCİLER İÇİN İDARİ MAHKEMEYE BAŞVURU
İŞ KAZASINDAN DOLAYI TAZMİNAT

TAZMİNAT DAVALARI



Yargıtay,kamu hastanelerinde görev yapan hekimlere doğrudan tazminat davası açılamaz

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2011/4-592 E. 2012/25 K.Sayılı Kararı

KADINLARA HUKUKİ DESTEK MERKEZİ (KAHDEM)- KADINLARIN TAZMİNAT HAKLARI

TÜKETİCİ MAHKEMELERİ
Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar hukuk usulü muhakemeleri kanunun yedinci babı dördüncü faslı hükümlerine göre yürütülür. Hukuk usulü muhakemeleri kanunun yedinci babı dördüncü faslı ise BASİT USULÜ MUHAKEME hükümlerini düzenlemektedir.

4077 SAYILI TÜKETİCİNİN KORUNMASINA DAİR KANUN

Tüketici Mahkemeleri

Yargılama ve Cezaya İlişkin Hükümler

Madde 23- Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır. Tüketici mahkemelerinin yargı çevresi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir. Tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlıkça açılacak davalar her türlü resim ve harçtan muaftır. Tüketici örgütlerince açılacak davalarda bilirkişi ücretleri, 29 uncu maddeye göre kaydedilen özel ödenekten Bakanlıkça karşılanır. Davanın, davalı aleyhine sonuçlanması durumunda, bilirkişi ücreti 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak 29 uncu maddede düzenlenen esaslara göre bütçeye özel gelir kaydedilir. Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun Yedinci Babı, Dördüncü Faslı hükümlerine göre yürütülür. Tüketici davaları tüketicinin ikametgahı mahkemesinde de açılabilir. Bakanlık ve tüketici örgütleri münferit tüketici sorunu olmayan ve genel olarak tüketicileri ilgilendiren hallerde bu Kanunun ihlali nedeniyle kanuna aykırı durumun ortadan kaldırılması amacıyla tüketici mahkemelerinde dava açabilirler.

Gerekli hallerde tüketici mahkemeleri ihlalin tedbiren durdurulmasına karar verebilir. Tüketici Mahkemesince uygun görülen tedbir kararları, masrafı daha sonra haksız çıkan taraftan alınmak ve 29 uncu maddede düzenlenen esaslara göre bütçeye özel gelir kaydedilmek üzere, ülke düzeyinde yayınlanan gazetelerden birinde Basın İlan Kurumunca ve ayrıca varsa davanın açıldığı yerde yayınlanan mahalli bir gazetede derhal ilân edilir. Kanuna aykırı durumun ortadan kaldırılmasına yönelik Tüketici Mahkemesi kararları ise masrafı davalıdan alınmak üzere aynı yöntemle derhal ilân edilir.


Tüketici Mahkemesi’nin olmadığı yerlerde Tüketici davalarına bakan Asliye Ticaret Mahkemeleri onunda olmadığı yerlerde Tüketici davalarına bakan Asliye Hukuk Mahkemeleri’ne dava açılmalıdır.

Tüketici Mahkemeleri tüketici sorunlarını çözmek için kurulmuştur

Tüketici davaları tüketicinin ikametgahındaki mahkemede açılabilir.

Tüketici örgütleri tüketicilerin genelini ilgilendiren hallerde tüketici mahkemelerinde dava açabilirler.

Mahkeme masrafları haksız çıkan tarafça karşılanır.

Kaynak: Tüketici Mahkemeleri http://www.webhatti.com/ansiklopedi/49616-tuketici-mahkemeleri.html#ixzz1thCPuFM7 wh kaynak

(DEĞİŞİK MADDE Kabul T:06.03.2003 RGT:14.03.2003 KANUN NO:4822/30)
Madde 23 - Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır. Tüketici mahkemelerinin yargı çevresi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir.
Tüketici mahkemeleri nezdinde tüketiciler, tüketici örgütleri ve Bakanlıkça açılacak davalar her türlü resim ve harçtan muaftır. Tüketici örgütlerince açılacak davalarda bilirkişi ücretleri, 29 uncu maddeye göre "bütçede öngörülen ödenekten (DEĞİŞİK İBAR) Bakanlıkça karşılanır. Davanın, davalı aleyhine sonuçlanması durumunda, bilirkişi ücreti 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak 29 uncu maddede düzenlenen esaslara göre "bütçeye gelir" (DEĞİŞİK İBARE) kaydedilir. Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun Yedinci Babı, Dördüncü Faslı hükümlerine göre yürütülür.
Tüketici davaları tüketicinin ikametgahı mahkemesinde de açılabilir.
Bakanlık ve tüketici örgütleri münferit tüketici sorunu olmayan ve genel olarak tüketicileri ilgilendiren hallerde bu Kanunun ihlali nedeniyle kanuna aykırı durumun ortadan kaldırılması amacıyla tüketici mahkemelerinde dava açabilirler.
Gerekli hallerde tüketici mahkemeleri ihlalin tedbiren durdurulmasına karar verebilir. Tüketici Mahkemesince uygun görülen tedbir kararları, masrafı daha sonra haksız çıkan taraftan alınmak ve 29 uncu maddede düzenlenen esaslara göre bütçeye özel gelir kaydedilmek üzere, ülke düzeyinde yayınlanan gazetelerden birinde Basın İlan Kurumunca ve ayrıca varsa davanın açıldığı yerde yayınlanan mahalli bir gazetede derhal ilân edilir.
Kanuna aykırı durumun ortadan kaldırılmasına yönelik Tüketici Mahkemesi kararları ise masrafı davalıdan alınmak üzere aynı yöntemle derhal ilân edilir.
AYRICA BAKINIZ--àTÜKETİCİ BİLGİ SİSTEMİàhttp://www.tuketici.gov.tr/source.cms4/index.snet?wslt=etuketici.gov.tr.ce
TÜKETİCİ HAKLARI BURADA   àhttp://www.ttkd.org.tr/

İDARİ MAHKEMELER

Haksız yere başka bir yere atanan bir memursunuz; polisin kestiği trafik cezasını haksız buluyorsunuz; dükkânınıza ruhsat verilmemesi işleminin yasal olmadığını düşünüyorsunuz; arazinizin kamulaştırılmasına karşı çıkmak istiyorsunuz... Bu durumlarda idareye karşı idare Mahkemeleri'nde dava açabilirsiniz. Ancak dava yoluna gitmeden önce îdareye başvurarak işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi ya da yeni bir işlemin yapılması için haksız işlemin size yazılı olarak bildirildiği tarihten itibaren 60 gün içinde talepte bulunmayı ihmal etmeyin.



Davayı açmadan önce haksız uygulamayı kaldırmak için işlemi yapan ya da yapmaktan kaçınan makamın bir üstüne başvurmak gerekir. Kaymakamlık ise, valiliğe, valilik ise içişleri Bakanlığı'na gibi... Belediye gibi üst makamı olmayan kurumlar söz konusuysa, yine o makama başvurmak gerekiyor.


İdari davalarda duruşma ender olarak yapılır. Mahkeme davayı dosya üzerinde görür. Dosyanızın tam olması ve kanıtların iddianızı kesin bir şekilde desteklemesi hem sizin talebinizin geçerlilik kazanması hem de mahkemenin uzamaması açısından yararlı olur.

Bir idari işlemin hukuksal olarak ortadan kalkmasını istiyorsanız iptal davası açmalısınız. 60 gün içinde haksız işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesine başvurmanız gerekiyor. Taşınmaz mallara ilişkin davalara bakacak yetkili mahkeme, bu taşınmaz malların bulunduğu yerin bağlı olduğu idare mahkemesidir.

Dava açsanız bile idarenin yapmış olduğu işlem yürümeye devam eder. Dava açılması sizin haksız bulduğunuz işlemi otomatik olarak durdurmaz, işlem ancak mahkemenin vereceği YÜRÜTMENİN DURDURULMASI kararıyla sona erdirilir. Eğer menfaatinize: veren işlemin derhal durdurulmasını istiyorsanız, dava dilekçesi sağ üst köşesine "yürütmeyi durdurma istemlidir" ibaresini koymalısınız. Şunu unutmayın: Mahkemenin yürütmeyi durdurma karan vermesi için: a) dava konusu işlem açıkça hukuka aykırı olmalıdır; b) bu işlem yüzünden telafisi güç, hatta imkânsız bir zararın oluşmakta olduğu açıkça kanıtlanmalıdır.

Bu kararın aleyhine 7 gün içinde Bölge idare Mahkemesi'ne itiraz edebilirsiniz. Bölge idare Mahkemesi'nin karan kesindir.







Askerî Mahkemeler
Subay, asker ya da askerlikle ilgili kimseler tarafından işlenen askerlik suçlarına bakar. Asliye ceza Mahkemelerinde, Toplu Asliye Ceza Mahkemelerinde, Ağır Ceza Mahkemelerinde, yargıçlardan başka. Cumhuriyet Savcısı da bulunur. Cumhuriyet Savcısı, suç işleyenleri, Türk milleti adına davacı olarak takip eder.
Bu mahkemelerde, kendisine bir suçu îşlediği söylenen kimse sanık adını alır. Suçu, mahkeme kararı ile kesinleşirse, suçlu adını alır.

Yargıçlar, verdikleri hükümlerde,kanunlara göre hareket ederler ve hiçbir etki altında kalmazlar. Kararlarında serbesttirler. Her dâvâlı, her davacı, her sanık, istediği zaman, mahkemelerde dâvasını daha iyi takip edebilmek için avukat tutabilir. Avukatlar, Hukuk Fakültelerini bitiren ve mahkemelerde başkalarının haklarım savunabilme yetkisini almış olan kimselerdir.

Bu mahkemelerden başka, Yüksek Mahkemeler de vardır.
Yüksek Mahkemeler şunlardır:
Yargıtay, Askeri Yargıtay, Anayasa Mahkemesi.

Yargıtay
Bütün mahkemelerin üstünde olan yüksek bir mahkemedir. En tecrübeli yargıçlardan meydana gelmiştir, Ankaradadır. Yukarda görülen mahkemelerin herhangi birinde dâvası görülmüş olan her vatandaş, yargıç tarafından verilen hükmü, kendine göre, kanunlara uygun görmez ve beğenmezse, bu hükmün bir daha incelenebilmesi için Yargıtaya başvurur, yargıtayda bu hüküm incelenir. Yargıcın verdiği karar doğru bulunursa, onaylanır, böylece hüküm yerine getirilir. Yargıcın verdiği karar, Yargıtayca uygun görülmezse, bozulur ve dâvaya yeniden bakılır. Mahkeme, dâvaya, bu bozulma kararını göz önünde tutarak, yeniden bakar. Ya yeni bir hüküm verir ya da ilk verdiği kararda ısrar eder. O zaman, dâva yeniden Yargıtaya gider ve orada, Yargıtaydaki bütün yargıçların katılması ile incelenir. Bunların vereceği karar, artık kesin olur.
Ağır Ceza Mahkemeleri tarafından verilmiş olan ölüm cezaları, Yargıtayda da onaylandıktan sonra, ölüm cezasının yerine getirilmesi için, Büyük Millet Meclisinden karar alınır. Ölüm cezası. Meclis tarafından onaylanırsa, suçlu, asılmak suretiyle cezalandırılmış olur.

Askerî Yargıtay
Askerî mahkemelerin vermiş olduğu kararların. Yargıtay gibi, incelenmesinin ve onaylanmasının yapıldığı yüksek bir mahkemedir.

Anayasa Mahkemesi
Yeni Anayasamıza göre kurulmuş yüksek bir yargı organıdır. Anayasa Mahkemesi, Bakanların işledikleri suçlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından çıkarılan kanunların Anayasaya aykırı olup olmadığına bakar.

Uyuşmazlık Mahkemesi
Adliye, idare mahkemeleri ve askerî mahkemeler arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmekle görevli bir mahkemedir.

DAVA AÇMAK:
Dava, dava dilekçesiyle (arzuhal) açılır. Mahkemede dava açan tarafa davacı kendisine dava açılan kişiye de davalı denir. Bu taraflardan birisi olan kişinin dava ehliyetine sahip olması gerekir.; bu, kendiniz ya da vekiliniz (avukatınız) aracılığıyla davacı ya da davalı olarak bir davanın gerektirdiği işlemleri yapabilme yeteneği olarak tanımlanıyor.

Dilekçenin mahkeme kalemine kaydı tarihinde dava açılmış sayılır. Dava açılırken belirli bir harç ödenir, iki türlü harç vardır: Başvurma harcı ile karar ve ilam harcı. Başvurma harçları zamanla artsa da, miktarı bellidir. Karar ve ilam harçları ise davanın değerine göre belirlenir. Eğer davacıysanız başvurma harcının ya da karar ve ilam harcının dörtte birini davayı açarken ödemek zorundasınız. Dilekçeyi veren ve başvuru harcını ödeyen davacı olarak aynı zamanda dilekçenin davalıya iletilmesi için gereken posta ücretini vermeyi de unutmamak gerekiyor.

0 yorum:

Yorum Gönder